Mütâla‘a-i Mahsûsa Islâh-ı Tedris Hakkında Medârisimizin bugünkü hâl-i esef-engîz-i harâbîsine şöyle bir atf-ı nigâh eden erbâb-ı hamiyyet ve vicdan, ashâb-ı fazîlet ve îmânın sirişk-efşân-ı teessür olmaması kâbil midir? Hele şu son senelerde tâ kalbgâhına saplanılan nâhun-i istibdad, zaten vâdî-i hasar ve muhâtaraya yuvarlanıp gitmekte olan o dârü’l-fezâ’ ile ne kadar…
İlmi Yazılar
Medâris-i İlmiyye Bugün şüphe ve tereddüt götürür mevâddan değildir ki, hayat-ı milliyye ancak ilm ü hünerle kâimdir. Bu ilm ü hüner ise dînî, millî, medenî gibi taksîmât-ı asliyyeye inkisâm eder. Garb akvâm-ı mütemeddinesi nazarında malûmât-ı dîniyye denilince sırf akâid ve felsefe-i diyânet vârid-i hatır olur. Bizde şerîat-ı garrâ-yı İslâmiyyede malûmât-ı…
Ulûm-i İslâmiyye -3- (Mâ ba’d) Buraya kadar serdettiğimiz mebâhis ʿulûm-i İslâmiyye’nin me’haz ve maksadı hakkında bir fikr-i mücmel hâsıl edebilmek için bast edilmiş idi, şimdi maksada şurûʿ edelim. Me’hazı kitâb-ı kâinât ile kitâb-ı hitâb olan ʿulûm-i İslâmiyye’nin şuʿubât-ı şettâsı bir maksatta, saâdet-i insâniyye maksadında iştirâk eder ki, dîn-i hakkın gâyet-i…
‘Umdetü’l-Îkân Dünya mükerrem âdeme nişîmengâh olduğu gün pişgâh-ı Hüdâ’da nâm-ı beşeriyyete secde edilerken tavk-i kudret tebcil olunmuştu. Vakit vakit peygamberân-ı ‘izâm ve rusül-i kirâm ba‘s olarak mu‘âşeret-i hayâtiyye rahle-i ümmette okunmaya ve âlem-i imkânın da esrâr-ı u‘cûbesi birer birer ihtiyâcât-ı beşeriyyeye sokulup işe yaramaya başladığı zaman, insanlar kavânîn-i tabî‘iyyeden ders…
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ أَلَمۡ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَ ٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ بِٱلۡحَقِّ (İbrâhim/19) Allah ‘Azîmü’ş-şân Te‘âlâ ve Tekaddes Hazretleri bu âyet-i celîleden sonra vereceği hükmü bu âyete binâ etmiş olduğu için bir kere bu esası îzâh etmek lazımdır. Kuvve-i bâsıra-i insâniyyenin ve dolayısıyla bütün hissiyyât-ı beşeriyyenin mâddeten ve ma‘nen te‘alluk…
Oruç İbâdetinin Rûhu ve Manâsı Oruç, mü’minlere Allah Teâlâ’nın Rezzâk-ı Kerîm olduğunu, kulların Allah Teâlâ’ya muhtaç olduğunu ve ihtiyaçlarının yalnız onun tarafından giderileceğini öğreten bir eğitim mektebidir. İnsan dâima ihsanların ve nimetlerin içerisinde yaşarsa Allah’ın rezzak ve ihsan edici olduğunu unutabilir. Allah Teâlâ Hazretleri bu unutkanlıklardan insanı kurtarmak için orucu…
Son Lâ-İlmî Felsefe Cereyanları ve Türkler İbsen [1828-1906], “Peer Gynt” adlı sembolik tiyatro parçasında, vusta-yı hayatı kabul etmeyen bir tip yaşatmak istiyor; öyle bir tip ki, tasavvur ettiği gayeye ermek için çeşit çeşit karışık yollardan gidiyor: Gâh yalancı, gâh peygamber, gâh müteşebbis, gâh mütaharrî oluyor, ve nihayet görüyor ki, bütün…
Miraç Hadisi ve Fethu’l-Bârî’de İlgili Yerin Şerhindeki Bazı Nükteler Bu metin, Sahîh-i Buhârî’de yer alan Mi‘rac hadisine, Fethu’l-Bârî’de zikredilen şerhin bir bölümünden ibarettir. Söz konusu şerh, Allah Resûlü’nün -sallallahu aleyhi ve sellem- Burak üzerinde semâlara yükselişi esnasında bazı peygamberlerle karşılaşmasını konu edinmektedir. İbn Hacer Hazretleri, bu bağlamda, adı geçen peygamberlerin…
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذٖٓى اُنْزِلَ فٖيهِ الْقُرْاٰنُ هُدًى لِلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِنَ الْهُدٰى وَالْفُرْقَانِۚ فَمَنْ شَهِدَ مِنْكُمُ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُۜ (Bakara/185) Bu âyet-i celîlede şehr-i Ramazan ile nüzûl-i Kur’ân ve farziyyet-i sıyam gib üç mesele-i mühimme beyan buyurulmuştur. Zâhirde bu meseleler yekdiğerine o kadar hâ’iz-i nisbet değil gibi…
Rûhiyyât İlmin, mebde’ veya ‘umdeleri itibariyle kısmeti Bugünkü mektepli münevverlerimizin bir kısmında bir vakitlerin “kara kitap”ta nice akar suların durması lazım geldiğine kâni olan zihniyeti yerine, ne dense “ilim” nakaratı kâim olmaya başlamıştır. Bunlara göre ilim mevzû‘una dahil olmuş bütün hâdisat her türlü şek ve şüpheden âzâde ve her…
Ulûm-i İslâmiyye -2- Üçüncü nüshasından mâ-ba’d اَوَلَمْ يَتَفَكَّرُوا فٖٓي اَنْفُسِهِمْ مَا خَلَقَ اللّٰهُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَٓا اِلَّا بِالْحَقِّ وَاَجَلٍ مُسَمًّىؕ وَاِنَّ كَثٖيراً مِنَ النَّاسِ بِلِقَٓائِ۬ رَبِّهِمْ لَكَافِرُونَ (Rûm/8) Akl-ı beşer marifetullah için evvel emirde kitâb-ı kâinâtın sütûr-i hikmet-meşhûnuna atf-ı nazar-ı ibtisar edince gerçi isbât-ı vâcibü’l-vücûda rehyâb-ı muvaffakiyyet olur. Fakat…
Din Tabii, Din Umumi -2- Enbiyânın Teblîğ Eylediği Din-i İlâhînin Erkân-ı Mühimmesi Enbiyâ-yı kirâm hazerâtının vahy-i ilâhî olarak tebliğ eyledikleri “din-i ilâhî” esas itibariyle itikat, aʿmâl, ahlaktan ibaret üç rüknü ihtiva etmektedir. İtikat kısmını şu esaslar teşkil eder: 1) Bütün kâinatın hâlık ve nâzımı olan bir vâcibü’l-vücûda ve o vâcibü’l-vücûdun…
Terbiye Felsefe Tedrîsâtı -2- Bu kısmın mevzûuna dâhil olmazdan evvel geçen makalemdeki son fikirleri -vâki‘ olan bazı istîzahlar hasebiyle- biraz tavzih etmek zarûretini duydum. Birinci makalede, tâlî tahsilde verilen malûmat-ı umûmiyye meyânında madiyyât ile maneviyyâtın imtizaç ettirileme(me)sinden dolayı gençlerimizin ruhlarında hâsıl olan kararsızlığı, alâkadar olanlara kısa, fakat müştekî bir lisan…
Din-i Tabîʿî, Din-i Umumî Asr-ı âhîrde Avrupa mütefekkirlerini din taharrîsine sevk eden esbab -din-i tabîʿî taraftarları- din-i tabîʿînin esasları hakkında Jul Simon, Karo (?), Fonsegrive’nin (?) fikirleri -din-i tabîʿînin erkân-ı mühimmesi- din-i tabîʿînin usul ve fürûʿu hakkında izahat -enbiyânın teblîğ eylediği din-i ilâhînin erkân-ı mühimmesi- enbiyâya mensup olan edyân-ı münzele…
Giriş Hamd alemlerin rabbi olan Allah’a, salat ve selam hatemü’l-enbiya Resûlüllah’a ve ona tabi olanlara olsun. 2024 yılının Mart ayında, Nevzat Kaya ile tanıştırıldığım gün, hoca sohbetin sonuna doğru “Sana bildiklerimi öğretmek istiyorum” dedi. Bu sözleri ile hislerime tercüman olmuştu. Zira tanışmadan evvel bana kendisinden bahsettiklerinde ilk düşündüğüm şey, eski…
Terbiye Felsefe Tedrisatı -1- Bu makalede felsefe derslerinin tâli tahsildeki fevkalade ehemmiyetini ve bu dersin şimdiye kadar uğradığı ihmaller ile bunun tevlid ettiği netâyic-i terbiyevîyeyi kudretim nispetinde teşrih ve tefsire çalışacağım. Bilhassa bu mevzuyu intihab edişimizin sebebine gelince: Münevverimizin hâl-i hazırdaki teşevvüş-i rûhiyyeleri o derece bariz bir şekil almıştır…
Geçen makalemizde, İslamiyet tulûʿ ettiği zaman rûy-i zeminde medeniyet namına hiçbir şeyler olmadığını delâil-i vâzıha ile ispat etmiş, medeniyet-i hakikiyyeyi cihana neşreden İslamiyet olduğunun izahatını diğer makalelerimize bırakmıştık. Binaenaleyh bu makalemizde, İslam, medeniyet-i sahihanın menbaı olduğunu umumi bir surette izah ve bu iddiamızı bizzat Avrupa ulemasının sözleriyle de işhad edeceğiz.…
Müellif: Mustafa Sabri Efendi Dergi: Sebîlürreşâd Tarih: 25 Şevval 1337 Şeyhülislam Efendi hazretlerinin ahîran intişar eden “Yeni İslam Müctehidlerinin Kıymet-i İlmiyyesi” ünvanlı eser-i fâzılânelerinin hâtimesidir: Son zamanlarda, ale’l-umûm Müslümanların maddiyatını zebûn eden Avrupa terakkiyat-ı medeniyyesi birçok mütefekkirimizin maneviyâtında da tahribat icra etmiş olduğu için, münazırım da, fikrindeki hürriyete ve zatındaki ulüvv-i himmete rağmen,…
Akıl, dinin ilk yardımcısıdır ve mahsûs âlem-i hâriçten, vücûduna kâniʿ olduğu ilk şeyle de bu yardıma müheyyâdır. Bu hakikat, kitabın ihtiva ettiği bahislere girişildikçe, daha ziyade kesb-i vuzûh edecektir. Lakin, hâl-i hâzırdaki Hıristiyanlığın akıl ile aralarındaki münâfât ve yeni Şarklı müteallimlerin İslâm harsinden ve fikr-i mantıkîsinden behreyâb olmak yerine Garb…
İslamiyetin hususi ve yüksek tecellisinden biri daha ilk inkişafı devrelerinde tefekkürât-ı felsefiyyeyi uyandırması olmuştur. Ben bunu hemen hemen İslamiyete has bir vaka addediyordum. Çünkü her din ilk devrelerinde inhisarkâr olur. O zamanlarda düşünmekten ziyade vahiy ile sabit itikadâta inanılır. Böyle bir zamanda tenkit kabiliyeti bulunamayacağı için dinin mevzuu dahiline girmeyen…
