Mehmed Tevfik

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ أَلَمۡ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ خَلَقَ ٱلسَّمَـٰوَ ٰ⁠تِ وَٱلۡأَرۡضَ بِٱلۡحَقِّ (İbrâhim/19) Allah ‘Azîmü’ş-şân Te‘âlâ ve Tekaddes Hazretleri bu âyet-i celîleden sonra vereceği hükmü bu âyete binâ etmiş olduğu için bir kere bu esası îzâh etmek lazımdır. Kuvve-i bâsıra-i insâniyyenin ve dolayısıyla bütün hissiyyât-ı beşeriyyenin mâddeten ve ma‘nen te‘alluk…

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذٖٓى اُنْزِلَ فٖيهِ الْقُرْاٰنُ هُدًى لِلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِنَ الْهُدٰى وَالْفُرْقَانِۚ فَمَنْ شَهِدَ مِنْكُمُ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُۜ   (Bakara/185) Bu âyet-i celîlede şehr-i Ramazan ile nüzûl-i Kur’ân ve farziyyet-i sıyam gib üç mesele-i mühimme beyan buyurulmuştur. Zâhirde bu meseleler yekdiğerine o kadar hâ’iz-i nisbet değil gibi…