Diyânetin Medeniyete Lüzûmu -IV- (mâ-ba‘d ve hitam) Bir daha yapmamaya azm ü tasavvur eder, bu hâl oldukça vukûf-i kalb ve vicdâna mâlik olan kesâna mahsus vicdan ve insâniyeti gâ’ib etmiş olan eşirrâ bu azap ve nedâmete mukabil bir de ettiği cürm ile iftihâr eder. İkincisi hacâlet ve namustur. Cürmün şüyû‘uyla…
Hukuk
Diyânetin Medeniyete Lüzûmu -III- [Mâ ba‘d] Tezkiye-i nefs ve rûhun ikinci vesîlesi edyânın cümle-i avâmirinden olan ibâdât ve tâ‘âttır. Bu vazâ’if-i mukaddese ile meşgûl olan zevat zâhir ve bâtınını dâimâ rab ve ma‘bûdu huzûrunda, ma‘būdunu her an kendisine nâzır bileceğinden kendisinden beni nev‘ine muzır bir fiil ve hareket şöyle dursun…
Diyânetin Medeniyete Lüzûmu -II- (mâ-ba‘d) Kurûn-i ûlâda efrâd-ı ahâlîden re’y toplansaydı içlerinde bulunan Eflâtun ve Aristo gibi dehât-ı nâdirenin re’yleri ekalliyette ve belki nüdrette kalacak idiği pek kavî teslîm edilir. O hâl bu zamanlarda da cârîdir. Câhilden bile savâb sudûru imkânı şöyle dursun köşe ve bucaklarda kendisi teşhîr ve fikrini…
Diyânetin Medeniyete Lüzûmu -I- Benî Âdem münferiden dağlarda gezip ot yemeleri farz olunsa bile, hararet ve bürûdetin şiddetinden ve hayvânat ve vuhûşun tecâvüz-i vusûletinden nefsini muhafaza için elbise ve süknâ ve esliha ve bunları tedarik için yekdiğeri ile isti‘âne ve içtimâ‘a ve hele ibkâ-yı nev‘i için her hâlde tecâmu‘ ve…
