Felsefe-i İslâmiyye [II] Bundan sonra; evvela ma‘âdin, sâniyen nebâtât-ı evveliyye, sâlisen hayvânât, râbi‘an âlem-i kübrâ sıfatıyla mümtâz olan insan sahrâ-yı vücûda gelmiş oldu. Bütün âlemin işbu tertip ve sûret üzerine vücûd-pezîr olmasına yegâne sebep yukarıda bulunan madde ve kuvvet olup bunlar ise ezelî ve ebedîdir. Bütün esbab ve ‘ilel teferruâtıyla…
Felsefe
İskolastik[1] Mecmû‘a-i Ebü’z-Ziyâ’nın 149 numaralı nüshasında “iskolastik” ünvanlı bir makale hayretimi celbetti de, o makale hakkında bir iki söz söylemekten kendimi alamadım. Makalenin tarz-ı ifadesi bir musâhabe, hey’et-i mecmû‘ası medâris-i İslâmiyye’de tedrîs olunan ulûmun bir hiçten başka birşey olmadığına iman, gâye-i hakîkiyyesi de bunların ortadan kaldırılmasının vücûbuna istidlâldir. Makale sahibinin…
Son Lâ-İlmî Felsefe Cereyanları ve Türkler İbsen [1828-1906], “Peer Gynt” adlı sembolik tiyatro parçasında, vusta-yı hayatı kabul etmeyen bir tip yaşatmak istiyor; öyle bir tip ki, tasavvur ettiği gayeye ermek için çeşit çeşit karışık yollardan gidiyor: Gâh yalancı, gâh peygamber, gâh müteşebbis, gâh mütaharrî oluyor, ve nihayet görüyor ki, bütün…
