Close Menu
    X (Twitter) YouTube
    İKAN Akli İlimler MerkeziİKAN Akli İlimler Merkezi
    • Ana Sayfa
    • Hakkımızda
      • İstanbul Sultanahmet Vakfı
      • ÎKÂN Nedir?
      • Müfredat
        • Türkçe Müfredatı
        • Arapça Müfredatı
      • Eğitici Kadromuz
    • Blog
      • Osmanlıca’dan Günümüze
        • İlmi Yazılar
        • Biyografik Yazılar
        • Hakkında
        • Kurallar
      • Bir Şeyhülislam’ın Kaleminden
      • Latin Harfli Makaleler Serisi
      • Telif Makaleler
    • Müellifler
      1. Abdurrahman Beşikci
      2. Ali Himmet Berki
      3. Ahmed Hamdi Akseki
      4. Babanzade Ahmed Naim
      5. Baha Tevfik
      6. Bursalı Mehmed Tahir
      7. Cevat Rifat Atilhan
      8. Elmalılı Hamdi Yazır
      9. Hacı Necib
      10. Hasan Basri Çantay
      11. İzmirli İsmail Hakkı
      12. Mehmed Hakkı
      13. Muhammed Salih Yıldız
      14. Muhammet Maşuk Aktaş
      15. Muhsin-i Fânî
      16. Mustafa Sabri Efendi
      17. Ömer Nasuhi Bilmen
      18. Tahir Büyükkörükçü
      19. Taşköprîzâde Ahmed Efendi
      20. Yakup Dönmez
      21. Yusuf Esad Özgüner
      22. View All

      Mantık Tarihi Yazımının İmkan ve Sınırlarına Dair Birkaç Not

      23 Aralık 2025

      Mantık Nahiv İlişkisi IV: Mütekellim Yâ’sına Muzaf Kelimenin İrabı

      17 Aralık 2024

      Mantık-Nahiv İlişkisi III: İnşâî Cümleler Haber Olabilir Mi?

      15 Ekim 2024

      Mantık-Nahiv İlişkisi I: Dilin Mantığı, Âlûsî’nin Katru’n-Nedâ Haşiyesinden Bir Örnek

      25 Temmuz 2024

      Mecelle

      25 Aralık 2024

      İslâm’ın Maksat ve Gâyesi (Cemiyeti Islah)

      13 Kasım 2024

      İslam’da Tevekkül

      30 Ekim 2024

      Osmanlılarda Yetişen Büyük Türk Alimleri: Sinan Paşa

      9 Ekim 2024

      Din Tabii, Din Umumi  -2-

      14 Aralık 2025

      Din-i Tabîʿî, Din-i Umumî

      15 Kasım 2025

      Din-i İslam Medeniyet-i Hakikiyye’nin Ruhudur

      25 Ekim 2025

      Mâddiyyûn ve Meslekleri – III

      27 Temmuz 2024

      İlm-i Tarih, Sıdk-ı Nübüvvet-i Muhammediyyeyi Cenâb-ı Peygamberin Sûret-i Neşʾet Ve Zuhûruyla İsbât Eder

      1 Haziran 2024

      Felsefe-i Hâzıra – Kant III

      24 Ağustos 2024

      Felsefe-i Hâzıra – Kant II

      17 Ağustos 2024

      Felsefe-i Hâzıra – Kant

      10 Ağustos 2024

      Bir Şeyhülislam’ın Kaleminden Muasır Problemlere Cevaplar XIX

      27 Aralık 2024

      Şeyh İbrahim Hakkı Erzurûmî

      15 Kasım 2024

      Şârih-i Fusûs Abdullah Bosnevî

      21 Eylül 2024

      Sipâhîzâde Mehmed bin Ali

      7 Eylül 2024

      Asrî Ehl-i Salib : Siyonizm

      26 Haziran 2024

      Ulûm-i İslâmiyye -3-

      8 Şubat 2026

      Ulûm-i İslâmiyye -2-

      21 Aralık 2025

      Ulûm-ı İslâmiyye – Aleme Bir Nazar

      6 Temmuz 2024

      Şerʿ-i Şerîfin Her Emri Bâis-i Saâdet, Mûcib-i Rifʿat; Her Nehyi Muhâfaza-i İffet, Lâzıme-i Dikkattir

      28 Eylül 2024

      Dünya Umranında Ahirete İnanmanın Tesiri

      10 Temmuz 2024

      Dünya Umranında Ahirete İnanmanın Tesiri

      10 Temmuz 2024

      Bir Şeyhülislam’ın Kaleminden Muasır Problemlere Cevaplar XIX

      27 Aralık 2024

      Yeni İlm-i Kelâm Hakkında II

      14 Aralık 2024

      Yeni İlm-i Kelâm Hakkında I

      9 Kasım 2024

      İslam’da Tekâmül Nazariyesi

      3 Temmuz 2024

      Şeyh İbrahim Hakkı Erzurûmî

      15 Kasım 2024

      İfâdecik

      5 Ekim 2024

      Medrese İtikadları Dergisinin Kelamî Muhtevası II

      16 Temmuz 2024

      Medrese İtikadları Dergisinin Kelamî Muhtevası I

      11 Haziran 2024

      “Kitâb” ile Kitap Mâhiyetlerinin Farkı ve Küllî Bir Okuma Adâbı Meselelerini İhtiva Eden Bir Risâle

      6 Mayıs 2025

      İslam’ın Ortaçağ’ı Olup Olmadığını Neden Bauer Tartışamaz?

      30 Temmuz 2024

      Hissiyât-ı Diniyye

      25 Ocak 2025

      Yeni İlm-i Kelam Yazılmalı mı Yazılmamalı mı ?

      2 Kasım 2024

      Hikmet-i İslâmiyye

      14 Eylül 2024

      Îkâz

      31 Ağustos 2024

      Terakkî Edelim Fakat Müslüman Kalmak Şartıyla

      16 Eylül 2025

      Din Karşısında Aklın Mevkii

      2 Eylül 2025

      Talebe-i Uluma

      15 Şubat 2025

      Bir Şeyhülislam’ın Kaleminden Muasır Problemlere Cevaplar XXIV

      7 Şubat 2025

      Tevhîd-i Bârî

      8 Şubat 2025

      Kâinata Bir Nazar

      1 Şubat 2025

      Hissiyât-ı Diniyye

      25 Ocak 2025

      Şuhûr-ı Selâse Münasebetiyle Nasihat

      1 Ocak 2025

      İslam’da Edeb

      18 Aralık 2024

      İslam’da Tefekkür

      11 Aralık 2024

      Bir Osmanlı Alimi Hangi Kitapları Okurdu : Taşköprîzâde Ahmed Efendi Örneği

      3 Şubat 2024

      Şehbenderzâde ve Ömer Nasuhi Bilmen Bağlamında XX. Yüzyılda Tabii Din Teorisi Eleştirileri

      23 Temmuz 2024

      En Sevgili’ye: Dua II

      5 Kasım 2024

      Ulûm-i İslâmiyye -3-

      8 Şubat 2026

      İlmin Mebde veya Umdeleri İtibariyle Kısmeti

      4 Ocak 2026

      Mantık Tarihi Yazımının İmkan ve Sınırlarına Dair Birkaç Not

      23 Aralık 2025

      Ulûm-i İslâmiyye -2-

      21 Aralık 2025
    • Başvuru
      • Arapça Başvuru
      • Türkçe Başvuru
    • Haberler
    X (Twitter) YouTube
    İKAN Akli İlimler MerkeziİKAN Akli İlimler Merkezi
    Ana Sayfa»Blog»Mütâla‘a-i Mahsûsa Islâh-ı Tedris Hakkında
    Blog İlmi Yazılar Medrese Tahsili Müfredât Osmanlıca’dan Günümüze

    Mütâla‘a-i Mahsûsa Islâh-ı Tedris Hakkında

    26 Şubat 2026Yorum yapılmamış7 Dakika
    PDF İndir

    Mütâla‘a-i Mahsûsa

    Islâh-ı Tedris Hakkında

    Medârisimizin bugünkü hâl-i esef-engîz-i harâbîsine şöyle bir atf-ı nigâh eden erbâb-ı hamiyyet ve vicdan, ashâb-ı fazîlet ve îmânın sirişk-efşân-ı teessür olmaması kâbil midir? Hele şu son senelerde tâ kalbgâhına saplanılan nâhun-i istibdad, zaten vâdî-i hasar ve muhâtaraya yuvarlanıp gitmekte olan o dârü’l-fezâ’ ile ne kadar dilsûz bir vaz‘-ı gurbet-âbâd vermiştir. Devr-i güzîn-i meşrûtiyyet; dest-i nermîn-i adaletiyle devâsâz-ı memleket, çehre-nevâz-ı ümmet olmasaydı erbâb-ı hamiyyet bilmem ne zamana kadar için için ağlayacaklardı. El-minnetü li’llah her ânını bin türlü azâb-ı elîm içinde geçirdiğimiz o devr-i i‘tisaftan kurtulduk. Artık ümmetin etıbbâ-yı rûhâniyyesi o iltiyâm-nâ-pezîr bir hâle gelen cerîhalara devâ-sâz olmak çârelerini düşünüyorlar. İşte ilk endîşe-i ıslâh-perverî cümle-i hâlisasından olmak üzere “Beyânü’l-Hakk”ımızın geçen haftaki nüshasında “Islâh-ı Medâris” unvanıyla bir zât-ı sütûde-sıfât tarafından serdedilen mütâla‘ât; âcizlerinin de bu vâdîde bast-ı mülâhaza edebilmesine cesaret bahş oldu. Binâberîn her türlü ağrazdan sâlim bulunan mütâla‘ât-ı mahsûsamı arz-ı enzâr eyliyorum:

    1  – Müderrisîn-i kirâm; yalnız ihtisâsı bulunduğu ilmi tedrîs etmek üzere tefrîk edilmeli. Herkes isti‘dâd-ı fıtrîsi nisbetinde nasîbe-dâr-ı ulûm değil midir? O halde bir zâtın ulûm-i şettâda mütehassıs olması müteyesserü’l-vusûl ahvalden olmadığı tahakkuk etmez mi? İtikâdımca bütün ulûm-i edebiyye ve şer‘iyye ve felsefiyyede mütehassıs geçinerek talebenin uzun bir müddet hayât-ı tahsîlesini bir rahle-i tedrîs önünde heder etmek doğru değildir. Hem müderrisîn-i kirâm erbâb-ı ihtisastan intihâb edildiği takdirde bir ilmi tedrîs için zarûrî olarak iltizâm olunagelen bir hayli şürûh ve havâşî külfetinden de vâreste kalır.

    2 – Tâlib; ulûm-i Arabiyyeye başlamadan evvel sûret-i husûsiyyede veya mekâtibden birinde Kur’ân-ı Kerîm’i tecvîde ri‘âyetle okumayı ta‘allüm ettikten sonra lisân-ı Osmânî’nin sarfını, nahvini de muhtasaran tahsîl etmeli. Öyle hiçbir şey bilmediği halde halka-i tedrîse kabûl edilmemeli.

    3 – Hâlihazırda mültezim olan kitaplar kısmen tayy, kısmen tanzim ve tezyîd edilmeli. İlm-i sarftan: Emsile, Maksûd, Şâfiye [İbn Hâcib ö. 1249] yahut iki evvelkilere bedel münasib bir eser intihâb olunmalı. Ders bidâyetinde de öyle tâlibin anlayamayacağı vâdîlerden dem urulmamalı. İlm-i nahivden sırası üzere ‘Avâmil [-i Cedîd, Birgivî ö. 1573], İzhâr [ü’l-Esrâr, Birgivî], Fevâi’d-i Ziyâ’iyye [İbn Hâcib’in Kâfiye’sine şerh, Molla Câmî ö. 1492] ile Muğni’l-Lebîb’in [İbn Hişâm Nahvî ö. 1360] kısm-ı mahsûsu iltizâm olunmalı. Fakat kütüb-i mezkûrenin ta’lîlât-ı bî-sûd, mülâhazât-ı nâ-be-mevki‘, münâkaşât-ı dûrâ-dûr ile imlâ edilmiş olan şürûh ve havâşîsi bilkülliye terk etmek şartıyla. İlm-i belagattan: ‘Allâme’nin Mutavvel’i [Hatib Kazvînî’nin Telhîsü’l-Miftâh’ına şerh, Sa‘düddin Mes‘ûd Teftâzânî ö. 1390], Delâ’ilü’l-İ‘câz, Esrârü’l-Belâğa [Abdülkâhir Cürcânî ö. 1079] gibi mehazlardan biri okunmalı. Kavâ‘id-i mahfûze takarrür ederek meleke hâsıl etmek için de mensûr, belîğ bir eser-i edebî ile mikdâr-ı kâfî eş‘âr-ı büleğâ tedrîs olunmalı. İşte bu noktaya dikkat oldunmadığındandır ki bülend bir edâ ile yazılmış bir eser-i edebîyi anlamak için şerh, haşîye arıyoruz. Hele tabaka-i ûlâ ricâlinin eş‘âr-ı belîğasını şerhin i‘ânesiyle anlasak bile lisânımıza tercüme etmek istediğimiz vakit belagat-i mündemicesi bütün bütün gâip oluyor. Örneğin, Dilnişîn-i neşîdeler, elfâz-ı Osmaniyye’ye temessül ettiği vakit letâfet-i edâ, şîve-i dil-rübâdan mu‘arrâ hâyîde suhanlar derekesine tenezzül ediyor. Buna sebeb de bir hayli kelimâtın, hatta bazı terkîbâtın lisân-ı Osmanîdeki mukabil nam veya takarrubîlerini bulmak üzere bir heyet-i mahsûsa-i edebiyye teşkil edilerek bu hususta bezl-i himmet ve makderet edilmemesidir. Vâkı‘an meşkûrü’l-himem Zihnî Efendi hazretleri [1846-1913] âsâr-ı malûmesinde husûs-i mezkûr için epeyce bir şeyler zikretmiş ise de bunun adem-i kifâyeti müstağnî ‘ani’l-beyândır. Tahrîr-i edeb, timsâl-i müşahhas-ı ereb Hayret Efendi hazretleri [1847-1913] tarafından da hâme-rân-ı himmet olunarak bu lâzıme-i mühimmeyi îfâ ve istidrâka medâr olacak hayli âsâr ve müctehedât perâkende bir sûrette sâha-i vücûda getirildiği sâmi‘a-res-i âcizânem olmuştur [Lafzın Ma‘nâsı, Ma‘nânın Lafzı adlı Osmanlı lisânında kullanılan Arapça ve Farsça kelimelerin Türkçedeki manalarını tam olarak karşılayacak biçimde tertip edilmiş lügatı buna misaldir]. Fakat şiddetle müftakiri bulunduğumuz bu eser-i kıymet-dâr, bu mahsûl-i kilk-i iktidar bilmem ne zaman sâha-ârâ-yı intişâr olacak. Garib değil midir ki –hakîkat-i mezkûreye rağmen– geçenlerde mükemmel bir sûrette Kur’ân-ı İ‘câz-ı Beyân’ın tefsirini –hatta tek başına– deruhde etmek gibi cesaretler (!) kudretler (!) izhâr eden bile görülmüştür.

    İlmü’l-vaz‘dan: “Ali Kûşî” [Adudüddîn Îcî’nin Risâletü’l-Vaz‘iyye adlı eserinin şerhi, Bir de Risâle fî vażʿi’l-müfredât adlı vaz‘ ilmine dair bir eseri daha vardır. Alâeddin Ali Kuşçu ö. 1474].  İlmü’l-‘arûzdan: “Hazrecî” [eserin tam adı er-Râmizetü’ş-şâfiye fî ʿilmeyi’l-ʿarûz ve’l-kāfiye’dir. Abdullah Hazrecî ö. 1230]. İlmü’l-münâzaradan da “Gelenbevî” [bu alanda Risâletü’l-Âdâb ve Taʿlîkāt ʿalâ Hâşiyeti Mîr ʿalâ Şerhi’l-Âdâb adlı iki eseri vardır. İsmâil Gelenbevî ö. 1791] ile iktifâ etmeli.

    İlmü’l-mantıktan Hazret-i Kutb’un [Kutbüddin Râzî ö 1365] metn-i Şemsiyye’ye [Risâletü’ş-şemsiyye fi’l-kavâʿidi’l-mantıkıyye, Ali b. Ömer Kâtibî ö. 1277] şerh olmak üzere telif buyurdukları [şerhin tam adı Tahrîrü’l-kavâʿidi’l-mantıkıyye fî şerhi’r-Risâleti’ş-şemsiyye’dir] ve “Tasavvurât ve Tasdîkât” yalnız Seyyidü’l-muhakkıkînin [Seyyid Şerif Cürcânî ö. 1413] haşiyesi mültezem olduğu halde tedris olunmalı. Kavâ‘id-i mesrûdayı tavzîh, daha doğrusu mesâ’il ve akîse-i mantıkiyyeyi (B, C, D) vâdî-i nazarîsinden tahlîs için de bir zemîn-i tatbîk bulmalı. Kaht-ı emsile yüzünden mesâ’il-i mahfûzanın münkalib-i hevâ olup gitmekte bulunduğunu nazar-ı im‘ândan dûr tutmamalı.

    Müderris efendi yalnız “Tasavvurât ve Tasdîkât” ile mantığın layıkıyla anlaşılamayacağını nazar-ı insaftan dûr tutmayarak Şerh-i Metâli‘ [Sirâceddin Urmevî’nin Metâli‘u’l-envâr adlı mantık metnine Kutb’un Levâmiʿu’l-esrâr fî şerhi Metâliʿi’l-envâr adlı şerhi kastediliyor olabilir], Şerh-i Tecrîd’den de hayli mütâla‘ât ve îzâhât nakil ve i‘tâ etmeli; eslâf-ı kirâmın bizim gibi âzâdegân-ı kayd-ı tefehhüm! (Kendi hesabıma söylüyorum) ahlâfa ithaf buyurdıkları âsâr-ı kıymetdârın öylece gubâr-âlûd-i nisyân olmasını artık şîme-i insâfa muvâfık bulmayarak cidden o gencîne-i medfûndan istifade cihetine teşebbüs etmeli. 

    El-hak nice bir güzîde âsâr

    Göz nûru döküp de yazmış eslâf 

    Layık mı? Ki kalsın öyle mehcûr

    Ahlâf! insâf. Ahlâf! insâf

    İlm-i fıkıhtan: Hidâye [Bidâyetü’l-mübtedî adlı yine kendisine ait eserin şerhidir. Burhâneddin Mergînânî ö. 1197], Eşbâh ve Nezâ’ir [Zeynüddin İbn Nüceym ö. 1563] yahut öteden beri iltizâm oluna gelen Dürer [ü’l-hükkâm fî şerhi Gureri’l-ahkâm, Molla Hüsrev ö. 1480],  hadisten: Meşârik-ı Şerîf [Meşârikü’l-envâri’n-nebeviyye min sıhâhi’l-ahbâri’l-Mustafaviyye, Radıyyüddin Sâgānî ö. 1252], Elfiyye-i İbn-i Salâh,  ilm-i kelamdan: Akâ‘id-i Nesefiyye [Necmeddin Ömer Nesefî ö. 1142], Şerhü’l-Mevâkıf’ın [İcî’ye ait kelam ilmine dair Mevâkıf adlı eserin birçok şerhi var. burada kastedilen Seyyid Şerif Cürcânî’nin Şerhü’l-Mevâkıf’ı olabilir] umûr-ı âmme, cevâhir, a‘râz mebâhisi okunmalı. 

    İlm-i hikmetten: Kemâ fi’s-sâbık Kâdî Mîr [Kâdî Mir Meybüdî ö. 1504, hikmete dair iki şerhi vardır. Biri Esîrüddin Ebherî’nin Hidâyetü’l-Hikme’sine, diğeri Ali b. Ömer Kâtibî’nin Hikmetü’l-‘Ayn’ına yazdığı şerhlerdir].

    İlm-i usûl-i fıkıhtan: Telvîh [Telvîh ilâ keşfi hakâ’iki’t-Tenkīh, Sadrüşşerî‘a’nın Tevzîh’ine yazılmış  şerhtir. Sa‘düddin Mes‘ûd Teftâzânî] ve Tavzîh [Tavzîh fî halli ğavâmizi’t-Tenkīh, daha önce yazdığı Tenkīhu’l-usûl adlı eserine şerhidir. Ubeydullah b Mes‘ûd Sadrüşşerî‘a Sânî ö. 1346], yâhud Mir’ât [Müellifin yazmış olduğu Mirkātü’l-vüsûl ilâ ‘ilmi’l-usûl adlı eserine kendi şerhidir. Molla Hüsrev],  ilm-i tefsirden de Kâdî [Envârü’t-tenzîl ve esrârü’t-teʾvîl. Abdullah b. Ömer Beyzâvî ö. 1286], biraz da Keşşâf [Keşşâf ʿan hakâ’ikı ğavâmizi’t-tenzîl ve ‘uyûni’l-ekâvîl fî vücûhi’t-te’vîl. Mahmûd b. Ömer Zemahşerî ö. 1144], en-Nizâm [Tefsîru nizâmi’l-Kur’ân ve te’vîlü’l-Furkân bi’l-Furkân. Abdülhamîd Hamîdüddin Ferâhî ö. 1930] ve Rûhü’l-me‘ânî [Rûhü’l-meʿânî fî tefsîri’l-Kur’âni’l-‘azîm ve’s-seb‘i’l-mesânî. Şehâbeddin Mahmûd Âlûsî ö. 1854] mütâla‘a edilmeli. 

    Siyerden Şifâ-i Şerîf [Şifâ bi-ta‘rîfi hukūki fî şerefi’l-Mustafâ’. Kādî İyâz ö. 1149],  ahlâktan Tarîkat-ı Muhammediyye [Tarîkatü’l-Muhammediyye ve’s-sîretü’l-Ahmediyye. Birgivî], kısmen İhyâ’u’l-‘ulûm [İhyâ’ü ʿulûmi’d-dîn. Ebû Hâmid Muhammed Gazzâlî ö. 1111] tedrîs olunmalı. 

    İlm-i lügatten Nuhbe-i Vehbî [Sünbülzâde Vehbî ö. 1809], Muhtâru’s-Sıhâh [Tâcü’l-lüğa veya Sıhâh diye bilinen İsmâil b. Hammed Cevherî’nin eserinin ihtisârı. Muhammed b. Ebû Bekir Râzî ö. 1268] ile Fıkhü’l-Lüga’dan [Bu isimde birkaç eser vardır. Burada Se‘âlibî’nin, İbn Fâris’in, Mutarrizî’nin eserileri kastediliyor olabileceği gibi genel -bir cins- olarak Fıkhü’l-lüga ilmine dair herhangi bir kitap da kastediliyor olabilir] da bir parça olsun okunmalı.

    İlave olunacak dürûs-ı lâzıme: Tarih-i İslam’dan mükemmel bir eser, muhtasar coğrafya-yı umûmî, heyet-i cedîde ve kadîme, muhtasar hikmet-i tabî‘iyyenin mebâhis-i meşhûre ve mühimmesi, hesap (kesr-i a‘şârî, kesr-i ‘âdî, tenâsüb-i şirket, iskonto), belagat-ı Osmâniyye, edebiyât-ı Fârsiyye, elsine-i ecnebiyyeden İngilizce, yahut Fransızca.

    4 – Müddet-i tahsil on iki sene itibâr edilip salı ve cumadan mâ‘adâ günlerde üç ve yevmeyn-i mezkûreynde iki ders okunmak ve muntazaman on mâh devam edilmek şartıyla dürûs-i mezkûre sinîn-i tahsîliyyeye tevzî‘ olunmalı.

    5 – Dersler müderris-i mahsûsî tarafından dershanelerde veya her türlü gulguleden azade bir mahall-i mahsûsta tedrîs olunmalı.

    6 – Dürûs-i munzammeden yalnız İngilizce yahut Fransızca tahsîli ihtiyarî olmalı. 

    Bunlar çok güzel. Lakin talebeyi derd-i mübrem ihtiyaçtan kurtaracak çare bulunmadıkça hepsi de memnû‘ü’l-‘amel kuru bir emel.

     

    Müntesibîn-i İlmiyyeden Biri

     

    Link : https://isamveri.org/pdfosm/D00524/1324_13/1324_13_s.274-276.pdf

    Hazırlayan : Hasan Hüseyin Mak 

    Editör : Emir Çakır 

    Notlandıran : Emir Çakır

    Aruz Belagat fıkıh Hadis Hayret Efendi ilim tahsili İlm-i Hikmet Kelam lügat Mantık Mantık tahsili Medrese müfredat Münazara Nahiv Osmanlı medresesi sarf Siyer Tefsir Usul-i fıkıh Vaz Zihni Efendi
    Paylaş Facebook Twitter Telegram WhatsApp

    İlgili Yazılar

    Medâris-i İlmiyye

    23 Şubat 2026

    Ulûm-i İslâmiyye -3-

    8 Şubat 2026

    Bekâ Din ile Kâimdir

    4 Şubat 2026
    Yorum Yaz Cancel Reply

    Son Yazılar
    • Mütâla‘a-i Mahsûsa Islâh-ı Tedris Hakkında
    • Medâris-i İlmiyye
    • Ulûm-i İslâmiyye -3-
    • Bekâ Din ile Kâimdir
    • Umdetü’l-Îkân
    • Bir Tefsir: İbrahim Sûresi 19-20. Âyet-i Kerîmeleri
    • Oruç İbâdetinin Rûhu ve Manâsı
    • Son Lâ-İlmî Felsefe Cereyanları ve Türkler
    • Miraç Hadisi ve Fethu’l-Bârî’de İlgili Yerin Şerhindeki Bazı Nükteler
    • Bir Tefsir: Bakara Sûresi 185. Âyet-i Kerîme
    X (Twitter) YouTube
    ÎKAN Aklî İlimler Merkezi bir İstanbul Sultanahmet Vakfı kuruluşudur. © 2015

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.